5 Mart 2010 Cuma

Duvardaki İz

Bazen istemediğiniz şeyler yaparsınız hayatta çoğu zamanda kendinizi zorunlu hissettiğiniz şeyler anlam veremediğiniz halde kendinizi zorunlu hissettiğiniz şeyler...

Bende kendi yaptığım hareketleri sorgulamadan bir çok hata yapmış kişilerden biriyim.Zamanı geldiğinden arkasına bakmadan can yakan yürüdüğü yolda ezip geçtiklerini umursamayan biriyim en azından bir zamanlar öyleydim.Ne gözü yaşlı insanların yalvarmasını dinlerdim nede yardım istemek için yapılan yakarışları.Peki bunca canilik ne içindi belki güçlü olduğumu göstermek için belkide kimsenin beni yıkamayacağını göstermek için yada korktuğum için.Evet bu konuda haklıydım bütün bunları korktuğum için yapmıştım.Tekrar eski günlerdeki gibi hırpalanmaktan alay konusu olmaktan küçük görülmekten korktuğum için yapmıştım.Bir kabadayı edası ile herkese bir zamanlar iğrendiğim o insanlar gibi acımasız ve gaddarca davranmıştım.

Ama bir gün nerede ise tanımadığım bir kız çıkıp neden bana bu kadar acımasız ve duygusuz olduğumu sormuştu.İşte o gün aynanın karşısına geçerek bir kez daha kendime baktım gördüğüm ilk şey asi bakışların arasında gözleri karamsarlıkla kör ölmüş bir gençti.Gerçekten bana ne olmuştu ben bilmeden neye dönüşmüştüm böyle duyguları olamayan bir yaratık hatta yaratık sayılamayacak bir varlık gibi görünüyordum.Adımlarını yıkım ve acı takip eden birisi olmuştum.Peki ne yapmalıydım her hangi bir hissi duyguyu yaşamak için ne yapmalıydım sorularını ardında duvara yaslanmış düşünürken aklıma gelen tek şey acıydı.Her şeyin başlamasına neden olan o acı sebepsiz korkulara ve dönüşüme sebep olan o acı peki o acı onu tekrar eski haline getiremezmi sorularını ardından hiç düşünmeden duvara yumuşak bir yumruk atmıştım.Daha sonra o yumruğu daha sert bir yumruk takip etmişti ve arkasındna daha sert bi yumruk ve başka bir yumruk.Durmadan duvarı yumrukluyor nereye kadar devam edeceğimi merak ediyordum.Bir süre sonra sızlamaya başlayan ellerime aldırmadan devam etmiştim taki duvardaki kanı görene kadar.Ellerimi yüzüme yaklaştırdığımda istediğim o şeyi sonunda elde etmiştim.Karşı koyulamaz bir ACI.İşte sonunda kendine kanıtlamıştım bende diğerleri gibi hissede bilirdim.Kafamdaki bu düşüncenin mutluluğu ellerimdeki acıyı unutturmuş ve yüzüme bir gülücük kondurmuştu.

Sonunda lavaboya giderek musluğu sonuna kadar çevirmiştim.Elimi hızla akan suyun altına tutarak suyla beraber akan kanları izlemeye başlamıştım.O akan kanlarla beraber içimdeki tutarsız canilikde sonsuza dek bedenimden akıp gitmişti.

O günün ardından kan bulaşan duvarın üzerine kaç defa boya vurmuş olsamda hala duvarımda o iz hafif bir gölge olarak kalmaktadır.Başımı çevirip ona her baktığımda içimdeki canavarın boyundaki zincirler biraz daha güçleniyor.O ize her dokunduğumda ise o günkü acı hala parmaklarımda hissediyorum.